Ahıskalılar düğüne «düğün» değil, «toy» der. Aşağıda — araştırmacı Habibe Kahvecioğlu Sarı’nın 2015’te Honaz’daki (Denizli) ailelerden kaydettiği toy. Kaydettiklerini Kırgızistan, Özbekistan, Kazakistan, Iğdır ve ABD’deki Ahıska düğünleri üzerine yapılan çalışmalarla karşılaştırmış ve aynı gelenekleri bulmuştur. Her köyün, her ailenin kendi rengi vardır.

Gelin getirme

Öğle namazından sonra damadın babası ve yenge (amca hanımı) davul zurnayla kız evine gider. Damat gitmez, oğlan evinde bekler. Kayınvalide börek, şekerleme, ikramlık götürür.

Yenge gelini giydirir:

  • katha — kırmızı kadifeden başlık, önünde mahmudiyeler (eskiden altınlar);
  • leçeg — kathanın üstüne uzun, üçgen tül örtü;
  • naznazi — ikiye katlanmış büyük, beyaz, kare örtü;
  • en üstte kırmızı tuvag (duvak), ellerde beyaz tülden el mahraması.

Leçeg satın alınmaz: mirasla geçer — anneden, teyzeden, haladan, ablalardan. Bir gelin leçeğin halasından kendisine geçtiğini, kız kardeşi evlenince ona vereceğini anlatmıştır. Gelin düğünden sonra bir ay katha ve leçeği çıkarmaz; sonra lenta bağlar — evli kadının işareti, yaşlanıncaya kadar takılır.

Katha, leçeg ve naznazi pek yer kaplamaz — bu yüzden sürgüne yanlarında götürebildiler. Bugüne ulaşan çok az eski eşyadan birkaçıdır.

Temenni

Gelin misafirlerin yanına girerken üç kez temenni alır — saygı selamı: avuçlar bel hizasında, sağ el yavaşça omza kalkıp iner, ardından sol el, dizler hafifçe bükülür. Bütün gün gördüğü her büyüğe temenni alır, gözleri yerdedir.

Gelinin ayağının altına örtü serilir, yenge üstüne para koyar (Kırgızistan’da buna «harç çekmek» denir). Küçük kızlar geline ayna tutar, saçına tarak değdirir, avucuna kına koyar — her biri bahşiş alır. Çocukların başına mumlu çerez tabakları konur, onlar dönerek oynar — bu **«çerez oynatma»**dır. Çerez sonra bekâr kızlara dağıtılır, bir an önce evlensinler diye. Gelinin ayakkabılarına para konur.

Bavula dönen sandık

Yaşlı bir kadın kızı ister; kız evi «verdik» deyince çeyizler değiş tokuş edilir. Anavatanda çeyiz sandıkla götürülürdü, bugün bavulla — hem Honaz’da hem ABD’deki Ahıskalılarda böyle kaydedilmiştir.

Gelinin erkek kardeşi kırmızı kuşağı beline üç kez dolayıp çıkarır: «Kuşak küçük geliyor, olmuyor!» — kayınpeder para verene kadar. Kayınpeder gelini kırmızı duvağından tutup dualarla arabaya götürür.

Eşik: tabak ve bal

Oğlan evinin önünde gelin ayağıyla tabak kırar — gücü böyle sınanır. Görümce elinde bal tabağıyla bekler; gelin sağ eliyle kapıya üç kez bal sürer — araları tatlı olsun diye. Kucağına küçük bir çocuk verilir — çoluk çocuk sahibi olsun diye. Yemekte ailenin büyük erkekleri sırayla hayır dualarını söyler.

Düğün ve tamada

Geceyi tamada yönetir — konuşur, büyükleri söze davet eder, mani söyler, her geleneği misafirlere anlatır. Dervişeva’ya göre tamada geleneği Ahıskalılara Gürcülerden geçmiştir — komşuluğun hatırası.

Yengeler gelinin beline kayınvalidenin pişirdiği iki ekmeği bağlar — «rızıklı olsun» diye. Düğünden sonra bu ekmeği damat ve arkadaşları yer. Gelinin avuçlarına pirinç konur; temenni alırken etrafa saçar.

Kaydedilen manilerden biri:

Bahçen bağ olsun gelin, yüzün al olsun gelin

Sağdıçla şakalı bir gelenek: sapları kurdeleli iki bıçakla oynar ve misafirlere sorar: «Gelinin dilini mi keselim, başını mı?» Hep birlikte «Dilini!» derler — yani büyüklerin yanında sessiz ve saygılı olsun. Bıçakla kırmızı örtüyü üç kez kaldırır ve kayınvalidenin sandalyesine koyar, kayınvalide üstüne oturur. Damat geline yüz görümlüğü verip duvağını açar — ilk dans başlar.

Bar

Düğünde «kızlar barı» ve «erkekler barı» oynanır. Dervişeva’ya göre 1944’e kadar Ahıska’da «halay» denirdi; sürgünden sonra «bar» ve «bar oynamah» denmeye başlandı.

Sizin düğününüz

Burada bir yerin, bir yılın düğünü var. Sizin ailenizde başka türlüyse — örtüye ne denirdi, düğünü kim yönetirdi, ne söylenirdi — büyüklerinizi Sesler bölümünde kaydedin. Halkın gerçek gelenekleri böyle toplanır: aile aile.

Kaynaklar