Ad
Gürcüce «Ahal-tsihe» «yeni kale» demektir. Bazı araştırmacılara göre «Ahıska» bu sözün Türkçe ve Farsça biçimidir. Bazıları ise adı Dede Korkut Kitabı’ndaki «Ak-Sıka» (Ak Kale) ve 481 yılı kayıtlarındaki «Akesga» biçimiyle ilişkilendirir.
7.–13. yüzyıllar
TDV İslâm Ansiklopedisi’ne göre bölge, Halife Osman döneminde, 642’de Habîb b. Mesleme’nin ordusu tarafından fethedildi. 1068’de Sultan Alparslan zamanında Selçukluların, 1267–1268’de Moğolların hâkimiyetine geçti.
Atabekler (1268–1578)
Üç yüzyıl boyunca bölgeyi atabek unvanlı yerel yöneticiler idare etti; bunlar sırasıyla İlhanlıların, Karakoyunluların ve Akkoyunluların üst hâkimiyetini tanıdı. 13.–14. yüzyıllarda Ahıska onların yurdu Samtshe-Saatabago’nun merkeziydi.
Osmanlı dönemi (1578–1829)
Lala Mustafa Paşa’nın kazandığı 1578 Çıldır Savaşı’ndan sonra bölge Osmanlı idaresine girdi. Son atabek Menuçehr, Müslüman olarak Mustafa Paşa adını aldı; Ahıska Çıldır eyaletinin merkezi oldu. 1752’de Hacı Ahmed Paşa Caklı, kalenin içinde Ayasofya örnek alınarak Ahmediye Camii’ni yaptırdı. Bölge yaklaşık 250 yıl Osmanlı idaresinde kaldı.
1828–1829
1828–1829 savaşında şehir Rus ordusu tarafından alındı (kuşatma üzerine ayrı makale). 1829 Edirne Antlaşması ile bölge Rusya’ya bırakıldı; halkın birçoğu o zaman Erzurum’a göçtü. Sınır ilk kez halkın içinden geçti.
1921
1921 Moskova Antlaşması ile bölge Gürcistan SSC’ye bağlandı.
